Su içmeyene dokunan yılan

 
 
 
 
 
 
 
weheartit’ten arakladım
Su her ne kadar hayat olsa da suyla arası çok iyi olmayan biriyim ben, buradaki sudan kastımın temizlikten arınmak için kullanılan su değil de içme suyu olduğunu bilmem açıklamama gerek var mı güzel okuyucum. Continue reading »

Şiddet’le yazdım

Kadına şiddete hayır diye bugünlerde pek çok kişi sosyal medya platformlarında düşüncelerini dile getirdi,şiirler yazdı,yazılar döktürdü, bir çok kişi sokaklara döküldü,yürüdü kısacası hepimiz sesimizi duyurmaya çalıştık.

Ancak ben hala rahatsızım ,kadına şiddete hayır diye sokaklara dökülen,yazılar yazan,bu konuyu en etkili şekilde dile getiren insanların kaçta kaçı hala şiddet görüyor veya şiddet uyguluyor.Eğer sağda solda insanların tepkilerine,yazdıklarına,düşüncelerine  bakacak olursak bu ülke güllük gülistanlık kimse kimseyi dövmüyor,kimse kimseye tecavüz etmiyor , ne mutlu bir ülkeyiz dememiz gerekir.Kimse yerli dizileri izlemiyor ama raytingler zirvede,kimse şiddet uygulamıyor ama bilanço ortada,kimse tacizi,tecavüzü tasvip etmiyor ama ortalık pedofili veya tacizci haberlerinden geçilmiyor.Demem o ki  söylediklerimizle yaptıklarımız her zaman bir biriyle çelişiyor.

Bugün İslam dinine birden fazla kadın alma konusunda çamur atan kişiler gerçekte bunun şartlarını anlayıp dinlemeden uzun uzun laflar edebiliyorken evli olduğu halde kendisi ayda bir başka ilişki yaşamaktan çekinmiyor.O da bir nevi çok eşlilik değil de nedir.Metres söylemi diğer eş kelimesinden daha mı medeni anlam içeriyor.Zaten aldatmak ta manevi bir şiddet değil mi?Ayrıca her ne olursa olsun eşleri kendilerine Allah’ın emaneti olarak verilen erkeklerin eşlerine şiddet uygulaması kabul edilemez ama bunu kaç kişi can-ı gönülden kabul edip uygular.

Yine pek çok kişi İslam ülkelerinde yaşı küçük kızlarla ,yaşça büyük adamların yapılan evlilikleri eleştirirken (asla tasvip etmiyorum bu evlilikleri sadece tek bir yanlışı değil bütün yanlışlıkları görelim demek istiyorum) Zamanında Hollanda’da kurulan pedofili partisini veya çocuk pornoları çeken ülkeleri görmezden gelmemeliler.Yine utanç verici N.Ç davasından bahsetmiyorum bile çünkü içim yanıyor,içim kan ağlıyor.Şimdi o yaşta kızla birlikte olan kazık kadar adamlara baksanız kendi kızlarını nasıl da gözleri gibi korurlar.

Çoğumuz gençliğin verdiği heyecanla tam manasıyla olmasa da ufak tefek şiddet uygulamış ve maruz kalmışızdır, bunu hiç yaşamamış olanlar da vardır elbet ama yaşayanların daha fazla olduğuna eminim.Ancak yaşım ilerledikçe bu konuda çok daha fazla kararlı olmak gerektiğini düşünmeye başladım.Bir kadın kendisini sevdiğini söyleyen bir erkekten neden dayak yesin ki, neden gözleri morarsın, neden çocuklarının gözleri önünde yumruk,tekme yesin.Bırakın kadını bunu ne bir hayvan hakeder ne de bir insan.

Bu yaz tanıştığım ve sürekli eşinden dayak yiyen bir arkadaşım var,ama öyle böyle kızgınlık anında atılan bir tokattan bahsetmiyorum,eşinden piskopatça yediği yumruklardan,kafasında kırılan fotoğraf çerçevelerinden,yerlerde sürüklenirken dizlerinde oluşan morluklardan,kanayan kulaklardan, topak topak yolunan saçlardan bahsediyorum.Bir kavga anından bahsetmiyorum bakkala su almaya giden 40 yaşında bir kadının keyfe keder dayak yemesinden ve bu olayların ayda,yılda bir değil en az ayda 2 kere yaşanmasından, tüm bunlara şahit olmak zorunda bırakılan 5 yaşında bir çocuktan bahsediyorum.

Akıl vermek çok kolay ahkam kesmeye gelince polise git,şikayet et,evden kaç,karşı çık demeyi hepimiz biliyoruz.Polise gitse olacaklar belli adam bir süre sonra tekrar yanı başında hem de bu kez daha beter bir biçimde olacak.Evden kaçsa adam yıllardır abini,anneni,akrabalarını öldürürüm diye sündürmüş ne yapsın bilemiyor.Devlete sığınsa gün geçmiyor ki devlete sığınan bir kadının öldürülme hikayelerini okumayalım.Sadece işe yaramaz akıllar vererek vakit geçirmekten başka işe yaramıyoruz haa bir de bolca dua ediyorum.

Sadece fiziksel şiddet görmüyor bu arkadaşım sürekli eşi tarafından aldatılıyor ve bu yine ona eşi tarafından telefon mesajlarıyla falan rencide etme amaçlı itiraf ediliyor, bu arada 40 yaşında dediysem kadın son derece bakımlı,hoş,temiz ve hamarat bir kadın yani öyle kimbilir ne biçim kadın ki bunları hakediyor diyebileceğiniz bir kadın değil,kaldı ki hiç bir insan bunları hak etmez,eğer işine gelmiyorsa boşarsın gider.Fiziksel şiddet ve aldatılma dışında sürekli küfüre maruz kaldığını zaten beş yaşındaki evladının annesine ‘kahpe’ demesinden anlıyoruz,olayın ciddiyetini yine o küçücük yavrunun sürekli ‘babam inşallah ölsün’ diye Allah’a yalvarmasından da anlayabiliyoruz.Yapacak hiç bir şey yok aynı apartmanda oturan komşuları çığlıkları duymazlıktan geliyor, sesler duyulmayacak gibi değilmiş hatta dayak esnasında kendini camdan atmaya çalışan bu kadını da görmemeleri mümkün değil.En son dayak esnasında komşuların şikayeti üzerine apartman önüne kadar gidip gelen güvenlik görevlilerine ne demeli, onu yapana kadar polisi aramak aklınıza mı gelmedi.

İşin özü yalnız ülkemizde değil dünyada kadın olmak zor her türlü şiddet gören yine kadınlar dayak yiyen,tecavüze uğrayan,sokaklara atılan,fuhuşa zorlanan hep kadınlar.Yine her türlü mağduriyet bizim sayın seyirciler,vay anasını satayım.

 

Son olarak istersek sadece Taksim’de değil tüm İstanbul’da yürüyelim,Twitter’da değil tüm sitelerde yazalım,sadece bugün değil her gün tv’de program yapalım yüreğinde merhamet,gerçek sevgi,ahlak kırıntısı dahi olmayan adamların hiç biri bugün birileri yürümüş ben kadınıma el kaldırmayayım demeyecek hatta daha da kötüsü çoğu kadın yine bir yerlerde usulca şiddet görmeye devam ederek, kocamdır,erkeğimdir döver de, söver de demeye devam edecek.Bu dünyada şiddet uygulayan erkekler kadar gördüğü şiddeti açıklamaktan çekinen,utanan,korkan kadınlar üzüyor beni.

En çok kadınlar yaptırımcı olmalı, devlet ne kadar ağır ceza verirse versin kadın kocamdır yapar, yaşı ilerlesin olgunlaşır,bu saatten sonra nereye giderim,nasıl geçinirim zihniyetinde olukça pek bir şey düzelmez.

Kadınlar sürekli affetmeniz gerekmiyor,insan sevdiği insana kıyamaz,kıymamalı.Bir kaç sene öncesine kadar ben de sürekli affedebilecek kişilikte iken artık bu saatten sonra şiddet görsem asla katlanmayacağımı farkettim.Çocuklarınız için katlanın ne olacak çocuklar bir süre sonra büyüyüp evlenerek sizi yalnız bırakacak, yıllarca yediğiniz sopa yanınıza kar kalacak.Hiç bir şey için geç değil bence.

Ve  sevgili devlet, eşine dayak atan adamı bir kaç yıl hapiste tutarsan,eşi şikayetçi olmasa bile kamu davasından yatırırsan,kadına şiddetten dolayı verilen cezalarda indirime gitmezsen,polisler gece can havliyle kendilerine sığınmış kadınları kocasıyla barıştırmaya kalkmazsa,kadın sığınma evlerine sığınan kadınlar çok daha iyi şartlarda korunursa hatta  durumu çok daha vahim olan insanlara başka ülkelerde bile yaşama ortamı sağlanırsa belki hayat çok daha güzel olur.

Adamların kadınlara neden şiddet uyguladıklarına akıl sır erdiremiyor olsam da kadınların bunu neden sineye çektikleri belli.Eş,dost ne der korkusu, ailesine geri dönmekten çekinme,şikayet ettiğinde adamın daha fazlasını yapacağından korkma, ayrılırsa nereye gidip nasıl geçineceğini için kaygılanma,çocuklarını düşünme,gidecek yer olmaması vs vs vs. Bunların arasında sevdiği için katlanmak inanınki son sıralarda bence.

Atalarımızın sözlerini hep saygıyla anar,büyükler bilmiş söylemiş falan deriz ‘kadının karnından sıpayı,sırtından sopayı eksik etmeyeceksin’ diyen atanın ben taaaa…..