<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İyi biriyim ben...</title>
	<atom:link href="http://sinsilatif.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sinsilatif.com</link>
	<description>kişisel hiç bilgim yok, ben yazarım siz okursunuz, beğenip beğenmemek şansınız yoktur, yazan kişi patrondur, onun borusu ötmektedir,...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Apr 2012 14:14:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Yüksek yüksek tepelere ev mev kurmasınlar</title>
		<link>http://sinsilatif.com/yuksek-yuksek-tepelere-ev-mev-kurmasinlar.html</link>
		<comments>http://sinsilatif.com/yuksek-yuksek-tepelere-ev-mev-kurmasinlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 14:12:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nazokiraze</dc:creator>
				<category><![CDATA[çivisi çıkmış dünya işleri]]></category>
		<category><![CDATA[uçurum]]></category>
		<category><![CDATA[yükseklik korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[yükselik korkusunu yenmenin yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sinsilatif.com/?p=973</guid>
		<description><![CDATA[Yükseklerden korkarım ben,mecaz anlamda değil cidden yükseklikten korkuyorum.Öyle balkondan alt komşuya sarkıp hal hatır sorup,üst komşuyu çekiştirmek şöyle dursun,çocuklarım  cam kapalıyken cama yaklaşsa bile keyfim kaçacak delik arar.Bu ben 7. kattayım diye böyle şeyler yaşıyorum zannetmeyin 3. kattayken de aynı düşüncelerdeydim.Evet biraz olsun bu korkumda teyzemin oğlunun balkon çökmesi sonucu ve yıllar sonra  yine aynı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_977" class="wp-caption aligncenter" style="width: 385px"><a href="http://sinsilatif.com/yuksek-yuksek-tepelere-ev-mev-kurmasinlar.html/302965_155193254567212_111966072223264_287563_589643124_n_large" rel="attachment wp-att-977"><img class="size-full wp-image-977" title="302965_155193254567212_111966072223264_287563_589643124_n_large" src="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2012/04/302965_155193254567212_111966072223264_287563_589643124_n_large.jpg" alt="" width="375" height="500" /></a><p class="wp-caption-text">korkuyorum reis</p></div>
<p>Yükseklerden korkarım ben,mecaz anlamda değil cidden yükseklikten korkuyorum<span id="more-973"></span>.Öyle balkondan alt komşuya sarkıp hal hatır sorup,üst komşuyu çekiştirmek şöyle dursun,çocuklarım  cam kapalıyken cama yaklaşsa bile keyfim kaçacak delik arar.Bu ben 7. kattayım diye böyle şeyler yaşıyorum zannetmeyin 3. kattayken de aynı düşüncelerdeydim.Evet biraz olsun bu korkumda teyzemin oğlunun balkon çökmesi sonucu ve yıllar sonra  yine aynı teyzemin torununun camdan düşme sonucu vefat etmelerinin etkisi var ama ciddi anlamda kendimi yükseklerde düşünemiyorum.</p>
<p>Uçağa asla binemeyeceğimi tahmin edersiniz,ne kadar düşünürsem düşüneyim insanın havada bir taşıt içerisinde uçabileceğini aklım almıyor,ayağım yere mutlaka basmalı.Ben bilmiyor muyum,kara trafiğinde daha çok kazanın ve ölümlerin yaşandığını,uçak kazalarının ender olduğunu,biliyorum ama ne yapayım uçmam,uçamam,kuş muyum ben yahu.</p>
<p>O yüzden asla kanatlarım olsaydı da özgürlüğe kanatlansaydım gibisinden afilli cümleler kurmam,ayrıca yamaç paraşütü,bungee jumping yapanlara hayret eder,savaş pilotlarının gösterilerinde bildiğim tüm duaları sıralarım,lunaparklarda gondol,balerin veya trene binmeyi ise aklımdan bile geçirmem.Bazı film sahnelerinde uçurumdan karşıya incecik asma köprüden geçenlere bakamadığım gibi,çatıdan çatıya birbirlerini kovalayanlara çemkiririm,&#8217;lan ne kaçıyorsun,bırak tutuklasınlar seni,şimdi çakılacaksın yere&#8217; diye.Şimdiki parayla milyar verseler dağa falan tırmanmam,çevremde tırmanacak olanı da engellerim o kadar kesin ve nettir kararım. Ya evde Mirrors Edge oynayan eşimin yanında tam gökdelenlerden sindire sindire düşme sahnelerinde eciş bücüş halimi hayal etmeye ne dersiniz,ayrıca bazı alışveriş merkezlerindeki cam asansörlerde yükselirken haliyle aşağıyı gördüğüm için tüm keyfim hemen kaçıyor.İyi ki kuş falan değilim diye halime binlerce kez şükretsem azdır.</p>
<p>Eh hadi yamaç paraşütü yapmadım,dağcılığa heveslenmedim,damdan dama da kimseyi kovalamadım,eh çok şükür artık çatıya çıkıp anten düzeltmek de pek kalmadı ,peki camlar ne olacak ha o leş gibi olan camlar ne olacak.Sorarım size cam silmekten kaçabilir miyim,hele ki oturduğum yer yedinci katta ise düşünün artık.</p>
<p>Eh bazı şeyleri mecburen yapmak durumunda kalabiliyorsunuz ama beni sakın camlara tırmanıp,kedi misali hamaratça camları mis gibi silen kadın olarak hayal etmeyin,Allah&#8217;tan fazla dışarı çıkmaya gerek bırakmayacak şekilde ufak camlarım,binbir şekle girerek,canımı nasıl olur da tehlikeye atmam diye çeşitli pozisyonlar oluşturarak silmeye çalışıyorum.Olmadı bazem arkadaşım dış cama yardım ediyor,onu da aman bırak,ne olur yapma,düşeceksin diye bunaltıyorum.Zaten uzun aralıklarla zor bela temizlediğim camlar ertesi gün yağan yağmurla tekrar leş gibi olunca düşünün sefilliğimi,düşünün derbederliğimi&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Elbette her yükseklik korkusu yaşayanlarda olduğu gibi benim de bu olay bazen rüyalarımı etkiliyor bu da bilinç altımın adiliği olsa gerek.Ayrıca hiç bana korkunun üzerine git yenersin falan diye gelmeyin,zira bir adım dahi atmam,bilesiniz.</p>
<p>Akrofobimisin nesin hayatımı mahvettin arkadaş,şurada bir yerden bir haftalık, çift kişilik  ,tam pansiyon Maldiv Adaları&#8217;nda tatil kazansak gidemeyeceğim,benim yüzümden gidemeyecek olan ailemin surat asması da cabası.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fsinsilatif.com%2Fyuksek-yuksek-tepelere-ev-mev-kurmasinlar.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sinsilatif.com/yuksek-yuksek-tepelere-ev-mev-kurmasinlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su içmeyene dokunan yılan</title>
		<link>http://sinsilatif.com/su-icmeyene-dokunan-yilan.html</link>
		<comments>http://sinsilatif.com/su-icmeyene-dokunan-yilan.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Mar 2012 14:16:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nazokiraze</dc:creator>
				<category><![CDATA[çivisi çıkmış dünya işleri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[idrar yolları enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[nazokiraze]]></category>
		<category><![CDATA[sistit]]></category>
		<category><![CDATA[su içmenin faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sinsilatif.com/?p=947</guid>
		<description><![CDATA[              weheartit&#8217;ten arakladım Su her ne kadar hayat olsa da suyla arası çok iyi olmayan biriyim ben, buradaki sudan kastımın temizlikten arınmak için kullanılan su değil de içme suyu olduğunu bilmem açıklamama gerek var mı güzel okuyucum.   Evet çok fazla su tüketmiyorum ben, hatta bundan yıllar evvel akciğerlerimden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<address> </address>
<address> </address>
<address> </address>
<address> </address>
<address> </address>
<address> </address>
<address> </address>
<div>
<dl id="attachment_949">
<dt><a href="http://sinsilatif.com/su-icmeyene-dokunan-yilan.html/321602_255460751172895_210710998981204_824893_93679880_n_large" rel="attachment wp-att-949"><img title="321602_255460751172895_210710998981204_824893_93679880_n_large" src="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2012/03/321602_255460751172895_210710998981204_824893_93679880_n_large.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a></dt>
<dd>weheartit&#8217;ten arakladım</dd>
</dl>
</div>
<address><span style="color: #3366ff;"><strong>Su her ne kadar hayat olsa da suyla arası çok iyi olmayan biriyim ben, buradaki sudan kastımın temizlikten arınmak için kullanılan su değil de içme suyu olduğunu bilmem açıklamama gerek var mı güzel okuyucum.<span id="more-947"></span></strong></span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #993300;"><strong>Evet çok fazla su tüketmiyorum ben, hatta bundan yıllar evvel akciğerlerimden ilk rahatsızlığımda hemşireler hastanedeki son 13 günde sadece 2 litre su tükettiğimi farketmiş ve benimle kavgaya tutuşmuşlardı.O da günde 12-13 adet hap içiyordum,düşünün artık avuçla hapı iki yudum suyla içip geçiştiriyordum demekki.Yani anlayacağınız o kadar kimyasal ilaçlar kullanıp,32 yaşına gelip azıcık su içmeme rağmen hala böbreklerim iflas etmeden yaşıyorsam edepsizce hayata tutunma isteğimdendir.Şaka şaka son zamanlarda hiç susamamama rağmen sürekli yanımda ufak pet şişe su taşıyıp,isteksizce de olsa su içmeye çalışıyorum.</strong></span></address>
<address><span style="color: #008000;"><strong>Annem de böyle benim su tüketmez hiç,kahve ve soğuk içeceklerle yaşar durur,yani benim bu özelliğim annemden bana geçmiş ve benden de kızıma.Evet anladığınız üzre bu yazıdaki konunun kahramanı sevgili kızım.</strong></span></address>
<address><span style="color: #008000;"><strong>Geçtiğimiz ay uzun zamandır sistit şikayetlerine dayanamayarak doktora götürdüğümüzde idrar yolu enfeksiyonu olduğunu öğrendik ve vücudunda su tüketiminin az olduğu için böbreklerinin tehlike altında olduğunu da.Zaten vejetaryen ve iştahsız ,üstüne üstlük ergen olan kıza sürekli yedirip,içirmeye çalışma görevime zorla su içirmek de eklenmiş oldu,aman ne güzel oldu,aman ne şirin oldu.</strong></span></address>
<address><span style="color: #008000;"><strong>Son 1 aydır su tüketip tüketmediğinin peşinde adeta bir dedektif,adeta özel bir ajanım,hayatım çok sulak ve maceralı.Denenmemiş yöntemler geliştirmeye çalışıyor,tabuları yıkmak için uğraşıyorum, şaka şaka elimde su habire kızın peşinde dolanıyorum su içsin diye.</strong></span></address>
<address><strong><span style="color: #ff0000;">1. Gün:</span> -kızım su iç</strong></address>
<address><strong>-tamam</strong></address>
<address><strong>-içtim</strong></address>
<address><strong>-e içmemişsin</strong></address>
<address><strong>-anne içtim ya görmüyor musun (1 yudum içmiş)</strong></address>
<address><strong>-daha iç</strong></address>
<address><strong>-içtim</strong></address>
<address><strong>-iç</strong></address>
<address><strong>-içtim ..<span style="color: #ff0000;">.şeklinde uzayan ve sürekli odasına girip çıkıp taciz etmemle sonuçlanan bir gün</span></strong></address>
<address><span style="color: #ff0000;"><strong>Başka bir gün:</strong></span></address>
<address><strong>-Anne bu ne?</strong></address>
<address><strong>-1 Tl.Bu bardak suyu içersen senin olur, bardak başı 1 lira</strong></address>
<address><strong>-tamam ,ama önce parayı elime ver (bir bardak suyu bitirir)</strong></address>
<address><strong>2 saat sonra:</strong></address>
<address><strong>-hadi kızım iç</strong></address>
<address><strong>-susamadım</strong></address>
<address><strong>-ama para vercem</strong></address>
<address><strong>-parayı göreyim</strong></address>
<address><strong>-al</strong></address>
<address><strong>-lıkır lıkır (su içme efekti)</strong></address>
<address><strong>aynı günün akşamı:</strong></address>
<address><strong>-kızım bir bardak su getirdim</strong></address>
<address><strong>-asla içmem</strong></address>
<address><strong>-ama para</strong></address>
<address><strong>-hayır,susamadım</strong></address>
<address><strong>-1.5 liraya ne dersin</strong></address>
<address><strong>-hımm (düşünme efekti) olmaz,şimdi git 5 lira da versen içmeyeceğim,susamadan (susamasını beklemek tam bir aptallık olur,çünkü susamıyor)</strong></address>
<address><span style="color: #ff0000;"><strong>O günün karı benim için onun içtiği 2 bardak su,onun için 2 liraydı.</strong></span></address>
<address><span style="color: #ff0000;"><strong>Bambaşka bir gün:</strong></span></address>
<address><strong>-Bu şişe pc yanında dursun,aklına su gelir,içersin</strong></address>
<address><strong>-tamam </strong></address>
<address><strong>-bu şişeyi buraya kim koydu (yarım saat sonra şişe bir yudum azalmış halde,uzaktaki dolap üzerinde,ve ben onu tekrar pc yanına koydum)</strong></address>
<address><strong>-şişe burada duracak</strong></address>
<address><strong>-e bu ne </strong></address>
<address><strong>-içine pipet koydum,içmesi zevkli olsun diye</strong></address>
<address><strong>-anne odamdan çıkar mısın</strong></address>
<address><strong>O gün pipet sayesinde hepsini olmasa da yarısını içirdim.</strong></address>
<address><span style="color: #ff00ff;"><strong>Günlerimiz öyle geçiyor,sabah kalkıp önce suyunu çantasına koyuyorum,öyle ya su almayı unutur falan,okuldan gelir gelmez de şişesini kontrol ediyorum.Bazen hiç açılmamış geliyor,bazen iki yudum içilmiş ,bazen de suyu bitmiş.Geçen gün hiç bir şey yemeden geldiğinde neden yemediğini sordum,ne yapayım susamıştım,yemek yiyemedim demez mi? Koyduğum su muhtemelen otobüste düşmüş ve benim güzel kızım su almamış ,öyle akşama kadar durmuş.Parasını da şekerle falan bitirmiş. </strong></span></address>
<address><span style="color: #0000ff;"><strong>Sürekli yemek yedirme ve su içirme çabalarıyla geçirdiğimiz zamanlarımızda fırsat bulursak birbirimize giriyoruz.Eğer su içirebilmek için aklıma ilginç bir yol gelmiyorsa (meyve suyu sıkmak,ıhlamur hazırlamak,suyu yarım çay bardağı götürerek gözüne az görünmesini sağlamak,yüzünün güldüğü anlarda hemen suyu dayayarak reddetmesine fırsat</strong></span></address>
<address> </address>
<address><strong>tanımamak,karşılıklı su içerek sohbet etmek,susasın diye dua etmek,tehdit etmek,çığlık atmak,saldırmak,korkutmak,çıldırmak ) hemen doktorların ona su içmezse başına gelebilecekleri anlattığı  cümleleri bilmem kaçıncı kez yüzüne çemkiriyorum,diyalizden,iğnelerden bahsediyorum.</strong></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;"><strong>Hatta o çok şikayet ettiği cilt,saç,halsizlik gibi sorunların bol su içmekle düzelebileceğini defalarca başına kakıyorum,yani olmadık pislikler,laf sokmalar,eziyetler falan ediyorum.Olmadı damacanadan ağzına hortum uzatıp saat başı pompalasam mı ne yapsam.Biri beni durdursun</strong></span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;"><strong>Son söz:su hayattır efendim,su içiniz,içiriniz.</strong></span></address>
<address> </address>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fsinsilatif.com%2Fsu-icmeyene-dokunan-yilan.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sinsilatif.com/su-icmeyene-dokunan-yilan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kar hikayelerim</title>
		<link>http://sinsilatif.com/kar-hikayelerim.html</link>
		<comments>http://sinsilatif.com/kar-hikayelerim.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 11:54:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nazokiraze</dc:creator>
				<category><![CDATA[çivisi çıkmış dünya işleri]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulda kar yağışı]]></category>
		<category><![CDATA[kar hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kar yağışı]]></category>
		<category><![CDATA[karlar düşer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sinsilatif.com/?p=932</guid>
		<description><![CDATA[Teyzelerimin hala oturduğu ,doğup büyüdüğüm yer Kurtuluş&#8217;taki Kurtoğlu yokuşunu bilenler bilir,uzun bir yokuştur,dik sayılır ve kar yağdığı zaman enfestir. Şimdi kar yağınca poposunun altına naylon poşet,plastik tepsi,tahta kızak,tabak alarak gece sabahlara kadar yokuşta kayarak eğlenebilecek genç nesil kaldı mı bilmiyorum ama biz ergenlik çağındayken çılgın eğlenirdik. Ne zaman kar yağsa hemen yokuşa koşardık, sadece biz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sinsilatif.com/kar-hikayelerim.html/snc00317" rel="attachment wp-att-933"><img class="aligncenter size-medium wp-image-933" title="SNC00317" src="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2012/02/SNC00317-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><a href="http://sinsilatif.com/kar-hikayelerim.html/snc00308" rel="attachment wp-att-934"><img class="aligncenter size-medium wp-image-934" title="SNC00308" src="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2012/02/SNC00308-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Teyzelerimin hala oturduğu ,doğup büyüdüğüm yer Kurtuluş&#8217;taki Kurtoğlu yokuşunu bilenler bilir,uzun bir yokuştur,dik sayılır ve kar yağdığı zaman enfestir. Şimdi kar yağınca<span id="more-932"></span> poposunun altına naylon poşet,plastik tepsi,tahta kızak,tabak alarak gece sabahlara kadar yokuşta kayarak eğlenebilecek genç nesil kaldı mı bilmiyorum ama biz ergenlik çağındayken çılgın eğlenirdik.</p>
<p>Ne zaman kar yağsa hemen yokuşa koşardık, sadece biz mi? Mahallenin bıçkın delikanlıları,şişman teyzeler,çocuklar,yeni yetişmekte olan ergenler.Yokuşun sonlarına doğru sobalardan getirilen küller dökülürdü ki, tepeden kayanlar orada durabilsin.</p>
<p>Gece yarılarına kadar süren bu manyaklıkları camlardan izleyen nineler,dedeler,hasta olduğu için izin alamamış çocuklar,ayıp kaçar diye çıkamamış yeni evli kadınlar da ayrı bir neşe kaynağıydı.</p>
<p>Bir keresinde kaydığımızda durma yeri olarak o dönemin arabalarından birini bellemiştik, kayarken hafifçe arabaya değerek duruyorduk,biz duruyorduk teyzem de kayarak arabaya değerek  duruyordu,teyzem yüz kiloydu,teyzem arabaya değince sanırım çarpma etkisi oluşuyordu,bunu sonradan ertesi sabah sokak ortasında &#8216;ulan,hangi adi arabamı yamulttu&#8217; diye bağıran adamın kızgınlığından anlıyorduk.</p>
<p>Nasıl ki biz küçükken yılbaşını evde kutlayanların saat 00:00 olduğunda camdan aşağı bardak,tabak,şişe atma gibi salakça eğlence biçimleri varsa ve ertesi gün mahalle aralarına arabalar giremiyorsa,kar yağdığı zamanlarda da yokuşlar naylon torbalar,kırık tepsiler,küller,kızak parçalarından geçilmiyordu.Bundan çıkardığım sonuç insanlar çevreye bilinçlenmiş ama eğlence kavramını da yitirmiş.Yani yine eskisi gibi karda eğlenebilsek ve bıraktığımız pislikleri toplasak iyiydi.</p>
<p>Şimdilerde ne yapıyoruz kar yağınca hemen Twitter&#8217;da Twitliyoruz, kar eğlencemiz sadece internette karla ilgili geyiklerden ibaret. Aman ne de çok eğleniyoruz, ha bir de kar yağınca oluşan trafik çilesini televizyonlardan izleyip devlete küfür falan ediyoruz işte.</p>
<div id="attachment_935" class="wp-caption aligncenter" style="width: 650px"><a href="http://sinsilatif.com/kar-hikayelerim.html/snc00323" rel="attachment wp-att-935"><img class="size-large wp-image-935" title="SNC00323" src="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2012/02/SNC00323-768x1024.jpg" alt="" width="640" height="853" /></a><p class="wp-caption-text">kaslı kardan adam</p></div>
<p>Kar deyince benim eskilerden aklımda kalan şey kardan adamların koluna tutuşturulan çalı süpürgesidir, neden çalı süpürgesi onu hala anlamış değilim.</p>
<p>Ben çok seviyorum karı, kar yağacak diye haberler çıktı mı içim içime sığmaz, karlar erimeye başlayınca hüzünlenirim.Buradan çıkarılacak sonuç sıcacık evde kafama göre takılırken sokakta kalanları, aç hayvanları,yakacakları olmayanları düşünmediğim olmasın sakın <img src='http://sinsilatif.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /> (</p>
<p>Ne de kıymetliydi eldivenlerimiz, sanki renk renk çeşit çeşit eldivenler, modaya uygun atkılarımız mı vardı bizim.Büyükler hangi renk ipi layık görüp ördüyse o bereyi,o atkıyı takardık.Alternatiflerimiz azdı veya hiç yoktu.Kardan ıslanmış çizmelerimiz için burun direkleri sızlardı, sobanın arkasına konulan çizmeler özenle kurutulmaya bırakılırdı.</p>
<p>Kar güzeldi, herşeye rağmen yine güzel&#8230;Bize güzel ya başkalarına&#8230;.</p>
<p>Kar bize göre eğlence, güzel manzara, bize göre okul tatili, kayak,keyif&#8230;Kar bazılarına göre donma,üşüme,faturaların kabarması,ayakların ıslanması, soğuk girmesin diye cam kenarlarına sıkıştırılan süngerler,kar bazılarına göre daha çok odun,kömür alma ihtiyacı, çamur,pislik..</p>
<p>Kar bazılarına göre işten kaytarılıp evde keyif yapılacak bir doğa harikası,bazılarına göre çalışılamayacağı için o günün kazancından mahrum kalmak ve zorluk, Kar bazıları için yeni kayak takımı,yeni çizme bazıları için botların altına kaymamak için bağlanan çaput..</p>
<p>Kar kayarak düşüp kalça kemiği kırmak olabilirken, kara yatıp poz vermek de olabilir, zincirsiz yola çıkıp trafik kazası yapmak kadar   feci, kardan adamın burnuna havucu sokmak çalışmak kadar yorucu..</p>
<p>Kar her şeyde olduğu gibi insanların imkanlarına göre muamele yapıyorsun, adil değilsin
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fsinsilatif.com%2Fkar-hikayelerim.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sinsilatif.com/kar-hikayelerim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Farkında mısınız?</title>
		<link>http://sinsilatif.com/farkinda-misiniz.html</link>
		<comments>http://sinsilatif.com/farkinda-misiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2011 15:43:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nazokiraze</dc:creator>
				<category><![CDATA[çivisi çıkmış dünya işleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genelli kültürlü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sinsilatif.com/?p=922</guid>
		<description><![CDATA[Ben de pek çok insan gibi mevlitlerin çabuk bitmesi ve bir an önce pilavların dağıtılmasından,seminerlerin kısa olanının makbul olanı olanından yanayım.Sıkılıyorum,bunalıyorum,uyukluyorum pek çok şey yapıyorum. Bugün ilk kez bir seminerden sıkılmadım, ilk kez bir seminere  doyamadım.Bunun sebebi Uzman psikolog Özkan Şenol&#8217;un  karizması, mükemmel mimik ve jestleri,anlaşılır cümlelerle her kesimden anne ve babaya hitap etmesi, esprileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben de pek çok insan gibi mevlitlerin çabuk bitmesi ve bir an önce pilavların dağıtılmasından,seminerlerin kısa olanının makbul olanı olanından yanayım.Sıkılıyorum,bunalıyorum,uyukluyorum pek çok şey yapıyorum.<span id="more-922"></span></p>
<p>Bugün ilk kez bir seminerden sıkılmadım, ilk kez bir seminere  doyamadım.Bunun sebebi Uzman psikolog Özkan Şenol&#8217;un  karizması, mükemmel mimik ve jestleri,anlaşılır cümlelerle her kesimden anne ve babaya hitap etmesi, esprileri değil elbette.Özkan Şenol  şimdiye kadar okuyup öğrendiklerimin aksine bir yaklaşımla bizi etkisi altına aldı.Söyledikleri hayatımızda ,hayatımız söylediklerindeydi, adam resmen bizi gözüne kestirmiş gibi her şeyimizi bize anlattı.</p>
<p><a href="http://sinsilatif.com/farkinda-misiniz.html/kresim" rel="attachment wp-att-925"><img class="aligncenter size-full wp-image-925" title="kresim" src="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2011/12/kresim.jpg" alt="" width="200" height="290" /></a></p>
<p>Evde yokmuşçasına yaşayan,tek yaptığı işten gelince pijamasını giyip elinde kumandasıyla ordan oraya zaping yapan, tüm dünyadan haberdar olan ancak evdeki savaşlardan bihaber babalardan, çocuğunu odasında kendine ait dünya kurmasına olanak sağlayan annelere kadar hepimizi anlattı.</p>
<p>Psikolojinin hatta psikiyatrinin hala çözemediği konu olan küçük yaşta çocuğa bilgisayar ve cep telefonu alan anne-babalardan anne,babanın koyduğu kuralları ve verdiği cezaları hiçe sayan,yaptığının sevgi ve merhamet olduğunu düşünen ancak düşmanın bile veremeyeceği zararı veren babaanne,anneannelere kadar hepimizin kanayan yaralarına parmak bastı.</p>
<p>Kayseri&#8217;de tacize uğradıktan sonra katledilen yavruların tanımadıkları bir adamın evinde ne işi olabilir yaklaşımıyla, kayınvalidemin yıllardır &#8216;sakın çocuklarınızı bayramlarda başka apartmanlara,tanımadıkları evlere el öpmeye falan göndermeyin&#8217; sözünün doğruluğunu da kanıtlamış oldu.</p>
<p>Aslında ben buradan daha fazla anlatamayacağım,yüzlerce veli gibi ben de sıkılmadan,hayranlıkla izledim öncelikle onu söyleyeyim,kendisine ait &#8216;Farkında mısınız&#8217; adlı kitap ve DVD&#8217;yi yüzlerce veli gibi ben de tereddütsüz aldım ve soluksuz okudum ve bundan sonra hayatımda pek çok şeyi değiştirmeye kadar verdim.</p>
<p>Evet bugün aslında aynı evin içinde ne kadar ayrı hayatlar yaşadığımız, iyi yaptığımızı düşündüğümüz şeylerin aslında ne kadar yanlış olduğu, çocukların geleceklerini nasıl olumsuz etkilediğimiz ve bunun farkında olmadığımız yüzümüze tokat gibi bir kez daha çarpıldı.Zannettiğimiz kadar iyi anne,babalar olmadığımızı anladık. Bununla birlikte pek çok yaklaşımlar öğrendik,güldük,eğlendik,kendimizi sorguladık,öğretmenleri sorguladık,kendi annelerimizi sorguladık resmen sorgu yargıcı kesildik.</p>
<p>Uzman psikolog Özkan Şenol&#8217;un geçtiğimiz ay başka bir okulda verdiği seminer görüntülerini <a href="http://www.demirci-bld.gov.tr/haber-detay.aspx?id=1244">buradan</a> izleyebilirsiniz.Bu arada kendisinin oyunculuk ve yönetmenlik deneyiminin olduğunu sonradan öğrendik.<a href="http://www.ozkansenol.com/web/index.php">Burası da</a> Özkan Şenol&#8217;un resmi web sitesi, sitede çeşitli seminer görüntüleri, 3GEM Danışmanlık, Duygu,Davranış ve Düşünce Geliştirme Merkezi hakkında bilgiler, seminer programları mevcut.Bence bir kez olsun bu seminerlerlerden birine katılmak gerekiyor.</p>
<p>Ocak ayında tekrar seminer vereceği yönünde bize söz veren sevgili Özkan Şenol o zaman alt ıslatma,ergenlik sorunları, özgüven sorunu,motivasyon  gibi konulara değineceğini belirtti ve biz sabırsızlıkla bekliyoruz.Bu arada psikolog olmayı düşünen kızımla uzun uzun seminer hakkında sohbet ettikten sonra bunu okuyucularımla paylaşmaya karar verdim.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fsinsilatif.com%2Ffarkinda-misiniz.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sinsilatif.com/farkinda-misiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne eli değmiş yazı</title>
		<link>http://sinsilatif.com/anne-eli-degmis-yazi.html</link>
		<comments>http://sinsilatif.com/anne-eli-degmis-yazi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 16:16:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nazokiraze</dc:creator>
				<category><![CDATA[çivisi çıkmış dünya işleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sinsilatif.com/?p=904</guid>
		<description><![CDATA[Bazen &#8216;cidden hiç zorlanmıyor musun ?&#8217; diye soruyor bana,&#8217;hayır&#8217;diyorum,babalıkla anneliğin bir olmadığını bildiğimden yargılamıyorum onu, mecbur kalsa o da canı gönülden yapar biliyorum ama benim kadar içtenlikle,sabırla yapar mı ona aklım ermez.     Çok hayvani bir duygu annelik, insanı sabır,merhamet,sevgi,şefkat,anlayış küpü yaptığı kadar bir o kadar da bencil,vahşi,kullanılmaya müsait, paranoyak bir canlıya dönüştürüyor. Evet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<address><img class="alignnone" title="çocuk" src="http://data.whicdn.com/images/18886003/sakrajusas-4-5_large.jpg" alt="minik peri" width="500" height="499" /></address>
<address><span style="color: #ff0000;">Bazen &#8216;cidden hiç zorlanmıyor musun ?&#8217; diye soruyor bana,&#8217;hayır&#8217;diyorum,babalıkla anneliğin bir olmadığını bildiğimden yargılamıyorum onu<span id="more-904"></span>, mecbur kalsa o da canı gönülden yapar biliyorum ama benim kadar içtenlikle,sabırla yapar mı ona aklım ermez.</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">Çok hayvani bir duygu annelik, insanı sabır,merhamet,sevgi,şefkat,anlayış küpü yaptığı kadar bir o kadar da bencil,vahşi,kullanılmaya müsait, paranoyak bir canlıya dönüştürüyor. Evet eşe,sevgiliye,anne,babaya,üst düzey yöneticilere en sevilesi kişilere bile  gösterilmeyen saygı evlada fazlasıyla gösteriliyor.Patronunuz gece uykunuzdan uyandırsa ya neler yaparsınız, anne babanız bir bardak süt istese uykunuzdan uyanır verirsiniz ama içinizden of çekersiniz.</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">İlkokula başlamış oğlum gecede hala defalarca uykusunda mıkırdandığı zaman çişi mi var,karnı mı ağrıyor,susamış mı? sorununu öğrenene kadar sarfettiğim sevgi ,sabır dolu sözlerime,lise 2 ye başlamış olan kızımın gece uyanıp su istemesine hemen peki diyerek kalkıp uçarcasına ona su taşımama şahit olan eşimin sorduğu o soruya verecek tek bir cevap var &#8216;ben anneyim&#8217;</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">Fedakarlık yaptığımı düşünerek yazdığımı zannetmeyin bu satırları, fedakarlık değil yaptığım, görevim falan da değil, bir şekilde oluveriyor, uykum olsa da gidiveriyor,yorgun olsam diriliveriyorum,üzgünsem gülüveriyorum.Bütün bahaneler siliniyor her şey o anda yavruya odaklı,onun istediği olacak,olmayacak durumdaysa da bir şekilde olmasının yoluna bakılacak,derdine çare bulunacak,cak,cek,cuk,cok&#8230;</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">Sevgilinin asla işitemeyeceği güzel sözler,eşe gösterilmeyecek anlayış, en sevilen insanın asla nasiplenemeyeceği sabır,merhameti tek bir varlığa verilirse bu ayrımcılık değil mi? En akıllı,uslu,sakin,mantıklı insanın yavrusuna zarar vermeye kalkarsanız nasıl bir canavara dönüşür tahmin edebiliyor musunuz ? Bu vahşet değil de nedir ? Evlat en çok anne tarafından sevilir,korunur, anne çocuklarına kendinden daha çok düşkün birinin varlığını kaldıramaz bu bencillik değil de nedir? Ya terliyse, dur sırtını bir kontrol edeyim, neden sıcak bu, yoksa ateşi mi  var? ya okuldayken düşerse, ya yemek yerken boğazına kaçarsa,üşüdüyse,gözüne kalem batarsa,ya onu son görüşümse ya&#8230; ya&#8230; ya&#8230; Bu paranoyaklık değil de nedir?</span></address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">İnsanı her hale sokuyor annelik kimi zaman lekelere düşman, çamaşıra dost misali hem çocuklarının hatalarını örten bir örtüsünüz ,hem çocuğu rahat uyusun diye sivrisineklere terlikle girişen bir savaşçı.Kimi zaman sırf sağlıklı beslensin diye ona yaptığınız sebze çorbaları sayesinde iğrenç aşçı damgasını yersiniz, kimi zamansa ağzını, burnunu soğukta sarıp sarmaladığınız için despot bir komutan.Bunu sen böyle şımartıyorsun diyen babaya da o biçim kafa tutup, ayar verecek bir kabadayı.</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">Her başarısıyla övünürken başarısızlığıyla utanmazsınız.O en güzel çocuk dersi kötüyse mutlaka anlamamıştır, aslında çok akıllı çocuk o, yazılıdan kötü not aldıysa bir dahakine daha iyi çalışır, en güzeli o , en övünülesi varlık o..</span></address>
<address> </address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">Yemeklerin en iyi yerlerini hakediyor,bir yerde ikram edilen çikolata usulca çantaya atılır ki karınca misali eve taşınsın,ona götürülsün.Bir başkasınınkinde tahammül edemeyeceğiniz şeyler için bir anda uzman,pişkin bir hale gelmişsinizdir.Daha önce yeğenin burnunu bile silemeyen kadın şimdi buram buram kokan kakaya eliyle koluyla nasıl da yaklaşıyor ya omuzundaki leş kokulu kusmuk lekesine ne demeli, sen böyle miydin be kadın,bir pudra tozuna bile dayanacak gücün yoktu.</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">Anne olduktan sonra hayata bakış açısı değişir, soğuk havada kulaklarını kapatmamış bir çocuğun yanına yaklaşıp onu uyarmayı hatta sapkasını örtmeyi düşünürsünüz, dünyadaki savaşlarda ölen, açlık çeken,tacize uğrayan çocuklara daha çok üzülürsünüz,filmlerde kötü bir şey yaşayan çocuklar daha çok fena hissettirir,empati yaparsınız.Dilenci çocuklar aha çok dikkatinizi çeker.</span></address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">Duygudan duyguya,şekilden şekile girmeye alışalı yıllar oldu.Ona zarar gelir endişesiyle daha korkak olduğum kadar onun için en sevdiklerime posta koyacak kadar cesur oldum, terliği fırlatırken keskin nişancı, performans ödevlerine yardım ederken adeta özgün fikir üreticisi.</span></address>
<address> </address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">Dağınıklarına,kavgalarına,isteklerine,nazlarına,memnuniyetsizliklerine karşı inanılmaz sabır göstermeyi öğrendiğimiz kadar şükrü de öğrendik.Dini ne olursa olsun her anne çocuklarının her anı için yaradanına şükür eder,dua eder.</span></address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">Ertelenmeyen istekler sadece çocukları kapsar, eskiden taviz verilmeyen kuaför masrafları, indirim günleri,geziler yerini duruma göre  başka önceliklere bırakabilir.Eğer anne hepsine imkan bulamıyorsa mutlaka evladınınkilerini ilk önce yapmaya çalışır.Kayınvalidemin gençliğinde maddi açıdan zorlandığı zamanlarda kendileri ne yerse yesin eşime iki-üç tane de olsa köfte,meyve gibi yiyecekler hazırlayıp, zorlukları asla hissettirmediğini anlattığını bilirim.Onlara yok yoktur, varsa da geçerli sebepleri vardır ve bunun açıklaması çok farklı yollarla yapılır.</span></address>
<address> </address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">Kocadan,sevgiliden gelen en nadide hediyelere burun kıvıran kadın çocuğunun kopardığı iki tel papatyaya veya çizdiği  çarpık bacaklı çöp adam resmine nasıl teslim olur inanamıyorum. Her türlü kararlı başlayan cümlelerin en sonunda nasıl geri atmayla sonuçlanmasına ne demeli, yine kıyamadınız değil mi?  Nerede az önceki ona gününü gösterecek kadın?</span></address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address> </address>
<address> </address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;">Neyse ne, içim kaynadı yazdım, yarın kızar başka türlü yazarım.Onları dövmek,adam etmek lazım falan derim,ceza verin derim, tek ayak üstünde şiir okutun derim. Olmadık ceza şekilleri öneririm. </span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<address> </address>
<address><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></address>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fsinsilatif.com%2Fanne-eli-degmis-yazi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sinsilatif.com/anne-eli-degmis-yazi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukça.</title>
		<link>http://sinsilatif.com/cocukca.html</link>
		<comments>http://sinsilatif.com/cocukca.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 16:39:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nazokiraze</dc:creator>
				<category><![CDATA[çivisi çıkmış dünya işleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sinsilatif.com/?p=880</guid>
		<description><![CDATA[Dün yakın arkadaşım ile onun 5 ve 7 yaşındaki iki oğlu bize geldi, iki kardeş sürekli birbirlerini dövüyorlar diye ben onlara birbirleriyle iyi anlaşmaları gerektiğini,yaşlanınca dahi birbirlerini sevmek zorunda olduklarını söyledim. Ben-yaşlanınca da gerçi bastonla birbirinizi döversiniz küçük kardeş-yok ben baltayla kovalıcam onu benim oğlum-ben büyüyünce sana elektrikli testere alırım,onunla parçalara ayırırsın. Bizim küçüklüğümüzün misafirliklerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-473" href="http://sinsilatif.com/cocukca.html/3942149203_a1f3b28d87_z-jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-473" title="3942149203_a1f3b28d87_z.jpg" src="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2010/11/3942149203_a1f3b28d87_z-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a></p>
<p>Dün yakın arkadaşım ile onun 5 ve 7 yaşındaki iki oğlu bize geldi,<span id="more-880"></span> iki kardeş sürekli birbirlerini dövüyorlar diye ben onlara birbirleriyle iyi anlaşmaları gerektiğini,yaşlanınca dahi birbirlerini sevmek zorunda olduklarını söyledim.</p>
<p>Ben-yaşlanınca da gerçi bastonla birbirinizi döversiniz</p>
<p>küçük kardeş-yok ben baltayla kovalıcam onu</p>
<p>benim oğlum-ben büyüyünce sana elektrikli testere alırım,onunla parçalara ayırırsın.</p>
<p>Bizim küçüklüğümüzün misafirliklerini düşünüyorum, büyüklerimiz gözümüze bakıp,işaret çakmadan  ikram edileni yiyemediğimiz gibi ,o dönemler televizyonun olması bile n,met sayıldığı için salonun ortasında gözü gibi saklanan televizyonlardan nasiplenemezdik, kendileri bile izlemeye kıyamazken,misafirin sümüklü çocuğuna mı televizyon açacaklardı.Zaten gündüz  yayın yoktu ki&#8230;</p>
<p>O yüzden şimdinin veletleri gibi gittiğimiz yerde &#8216;ay evladım  sen git içerde tv izle, bilgisayar oyunu oyna da kafamızı dinleyelim&#8217; türü cümlelerle hiç karşılaşamazdık.Eğer yanımızda yaşıtımız bir çocuk varsa ne ala salonun izbe bir köşesinde kendi kendimize sessizce oyalanmaya çalışırdık eğer yalnızsak saç telimizden,tokamıza,burnumuzdaki sümükten, halının püskülüne kadar herşey o an oyuncağımız olurdu,oyalanırdık.</p>
<p>Büyüklerimiz börek,çörekleri hüpleterek bitip tükenmez dedikodularına devam ederken bizim sıkılmaya hiç hakkımız olmazdı, şimdi bir yere gitmeden önce neredeyse benimle gelmeleri lütufmuş gibi izin istiyorum çocuklarımdan.Geçen bayram eşimin amcasına bayram ziyaretine gittiğimde oğlum çok sıkıldı ve eve dönmek istedi ancak bunu anlatma şekilleri değişikti.</p>
<p>-Biraz daha durursak kafam patlıcak</p>
<p>-kanlarım fışkırmak üzere</p>
<p>-burası lanetli,ölmemi mi istiyorsun.</p>
<p>-Erimek üzereyim,yakında suya dönüşeceğim</p>
<p>-Kendimi iyi hissetmiyorum,kafam ikiye bölündü sanırım.</p>
<p>Ergen kızım zaten maşallah, aile iftarlarına,akşam yemeklerine,beş çaylarına zaten gelmez,mecburi bayram ziyaretlerinde de tadından yenmez.Surat asmak onda,gittiği yerde bilgisayar ayarlarız memnuniyetsizlik onda,insanların içinde burnumdan getirmek yine onda.</p>
<p>-Sırf bana işkence olsun diye bu kadar çok oturuyorsun,yoksa çabuk kalkardın normalde</p>
<p>-Başım ağrıyor,uykum var (evdeki uyuma saatinden 4 saat önceki zaman diliminde söylemişti)</p>
<p>-Bir daha asla sana inanmayacağım,sana olan güvenimi kaybettim.(gören de at pazarında satışa çıkardım sanır)</p>
<p>İnsanlar büyüdükçe alışkanlıkları döneme göre değişiyor demek ki, bizim velilerimiz edepten,terbiyeden daha misafirliğe gitmeden koltuklara oturmamamızı,çok sıkışmadıkça tuvaleti kullanmamamızı,onlar söylemedikçe ikram edilenlere el sürmememizi, sessiz olmamızı sıkı sıkı tembihlerken, biz çocuklarımızın işine gelen yerlere gidiyoruz,kendimize değil onlara göre yönleniyoruz. Misal benim gideceğim yer mutlaka bir çeşit olsun kızımın beslenmesine göre bir şey hazırlarlar ,ah şimdiki nesil ne şanslı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fsinsilatif.com%2Fcocukca.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sinsilatif.com/cocukca.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yeme,içmeli yazı</title>
		<link>http://sinsilatif.com/yemeicmeli-yazi.html</link>
		<comments>http://sinsilatif.com/yemeicmeli-yazi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 15:47:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nazokiraze</dc:creator>
				<category><![CDATA[boğaz düşmanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sinsilatif.com/?p=872</guid>
		<description><![CDATA[Daha önce pek çok kereler belirttiğim gibi evde beslenme konusunda kimsenin kuyruğu birbirine değmez, benim bayıldığım şeyleri (mantar,mantı) eşim sevmez, kızım vejetaryendır ama oğlum sucuksuz kahvaltı etmez, ben kahvaltıda kesinlikle yemek türü şeyler severken eşim tatlı besinlere abanır, ben ağzıma tatlı koymam,kızım tatlı bağımlısıdır falan.. Vejetaryen olan kızın sanmayın ki sebzeye bayılır, meyvenin her türlüsünü yer, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sinsilatif.com/?attachment_id=526"><img class="aligncenter size-medium wp-image-526" title="Flowergirl dresses" src="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2010/11/Flowergirl-dresses-199x300.jpg" alt="" width="199" height="300" /></a></p>
<p>Daha önce pek çok kereler belirttiğim gibi evde beslenme konusunda kimsenin kuyruğu birbirine değmez,<span id="more-872"></span> benim bayıldığım şeyleri (mantar,mantı) eşim sevmez, kızım vejetaryendır ama oğlum sucuksuz kahvaltı etmez, ben kahvaltıda kesinlikle yemek türü şeyler severken eşim tatlı besinlere abanır, ben ağzıma tatlı koymam,kızım tatlı bağımlısıdır falan..</p>
<p>Vejetaryen olan kızın sanmayın ki sebzeye bayılır, meyvenin her türlüsünü yer, hiç bir şey yemez o, daha bir kere pırasa, karnabahar, brokoli, kereviz yediğini,ıspanak, semizotu,lahana istediğini görmedim yani ne yapsam şaşırıyorum.</p>
<p>Ben bir kaç yol buldum bu beslenme konusunda mesela mercimek çorbasını kızım da oğlum da çok sever ben onlara yedirmek istediğim her besini mercimek çorbasıyla onlara kaktırıyorum.Dominant bir yiyecek olan mercimek içine ne koyarsan koy, kendi tadını hep ön plana çıkarır , bu yüzden ben normalde içine her zaman koyduğumuz havuç-patates-soğan üçlüsüne ek olarak başka sebzeler de ekliyorum. Her markete gidişte mutlaka bir adet kereviz alırım kış mevsiminde ve o üçlü sebze grubuna kereviz de girer bu değişmez bir gruptur, ayrıca evde mercimek çorbası yaptığım zaman uygun ne sebze varsa (ıspanak, brokoli,lahana,bezelye, semizotu, pırasa,karnabahar) hepsi olmasa da artık hangileri varsa birer tutam mutlaka o çorbaya atarım.Hepsi pişince blendırdan geçirdiğimde ortaya enfes bir çorba çıkar, mercimek dışında o sebzeleri bizim evde kimin önüne koysan asla yemez (karnabahar,semizotu ve ıspanak hariç, onları eşim ve ben yiyoruz) ama çorbanın içinde çocuklar ihtiyaçları olan bütün sebzeleri hissetmeden yemiş oluyorlar, ama mercimek miktarını az sebzeyi fazla tutarsak işler karışır.Diğer sebzeleri marketten sadece çorbaya koyacağım kadar birer parça alıyorum zaten. Ben kırmızı mercimek oranı kadar yeşil mercimek de koyuyorum, böylece daha güzel oluyor, pişince üzerine yağda yakılmış nane, enfesto.Çocuklara sebze çorbası diye verdiğimiz tatsız şeyleri gerçekten biz bile yemeyiz, ama bu tarifle severek yiyeceklerine emin olun.</p>
<p>Muzu iki çocuğum da sever, oğlum sütü de sever ve çok içer ancak kızım doğru dürüst süt içmez, ayrıca her ikisi de bal yemezler.Aklıma sadece bu konuda muzlu süt geliyor,muz-bal-süt karışımı her iki evlada da milkshake adı altında verilince hemen tüketiliyor, hem muzun her tarafını inceleyip, burası kara,şurası yamuk diyen oğulun dırdırı duyulmamış oluyor.</p>
<p>İştahsız olan ve önüne koyduğum herşeye burun kıvıran dövülesi evladım iki lokma fazla yesin diye denemediğim şeyler kalmıyor.Pc başındayken elinin altına koyduğum atıştırmalıkları beğenirse yediğini bildiğimden sürekli meyve falan götürüyorum,o oyuna dalıp mideye indiriveriyor, ancak böyle nazlı,iştahsız evlatlara meyveyi öylece götürürseniz üşenir ve yememezlik edebilir.O yüzden elmayı dilimlenmiş,mandalinayı soyulmuş ve parçalara bölünmüş halde tabağa koyup hatta üzümü salkımından koparılmış,muzu kesilmiş halde götürürsem ağzına atıyor, eğer yiyesi varsa bile interneti bırakıp onu soymaya üşeneceğini bildiğimden dolayı yapıyorum bunu.Bazen muzları dilimleyip iki muz dilimi arasına bal akıtıp en üst katmana Nutella sürüp kürdan batırınca bir çeşit muz kanepesi yapıyorum.Balı görmeyen ve muz, Nutella tadından onun farkına varamayan velet haliyle onu bayıla bayıla yiyor.</p>
<p>Zorla yedirilen yemekten hayır gelmez, büyümek için şunu,bunu yemek zorundasın diye çocukları sevmedikleri şeyleri yemeye zorlarsak hiç bir yararı olmaz ve büyüdüklerinde o yiyeceklerden kaçarlar, o yüzden ya elimizden geldiğince sevecekleri halde yedirmeye gayret edelim veya bir şeylerin içinde onlara sunalım.</p>
<p>Yoğurt sevmiyorsa hazır satılan meyveli yoğurtlara bayılıyorlarsa (kesin bayılırlar) bir kase yoğurda mevsimine göre çilek,şeftali,kayısı katarak ve şeker veya balla tatlandırarak bir şekilde yoğurt yedirebiliriz.Maksat dışarıdan zaten hazır şeyler yiyerek aldıkları katkı maddeleri,zararlı koruyucular,yağlar,hormonlar dışında yapabildiğimiz kadar kendi yaptığımızı verebilmek.</p>
<p>Önlerine gelince çığlık çığlığa ağladığı halde kolay kolay almadığım ama babasının her zaman bana rağmen getirdiği cipslere bayılır oğlum ,eşime alma demekten yorulduğum için ve kavga etmemek adına artık ses çıkarmıyorum, ama madem cips yemesinin önüne geçemiyorum o halde bunu değerlendireyim diye düşündüm ve cipslerin yoğurda batırılarak yenmesi gerektiğini söyledim.Hangi tür cips olursa olsun, bir orta boy veya küçük paket cips yerken bir kase yoğurt tüketiyor artık, normalde her çocuk pilavın,makarnanın yanında yoğurt yerken benimkiler yoğurt pek yemez, ancak bu şekilde veya meyveyle karıştırarak bir de ayran şeklinde yedirebiliyorum.</p>
<p>Bir diğer husus ta peynir konusu, ben çocuklarımın asla peynir yediklerini görmedim, ya börekte ya tostta belki yedikleri oluyor.Omletin içine belli olmayacak miktarlarda peynir koyarak kendimi avutuyorum, az da olsa yemiş olsunlar hiç olmazsa.Sabah veya akşam mutlaka çay yerine çocuklara ıhlamur veya  başka meyve,bitki çayı vermeyi huy haline getirelim.Oldum olası sevmem büyük insanlar gibi kahvaltıda çay içen çocukların huylarını.Adam gibi ya meyvesuyu ya ıhlamur yaparsınız içer, hem faydası da olur, çok mu zor.</p>
<p>Sakın bana &#8216;Nazo anne olan herkes bunları bilir,bu ne ukalalık&#8217; falan demeyin inanın hala 1-2 yaş arası bebeği olup da hala her gün hazır çorba içirenleri, çocuk acıktıkça eline sütü verip,biberonu dayayarak akşama kadar misafirliklerde dolaşan kadınlar tanıyorum.</p>
<p>Bir de önceden sanırım söylemişimdir,çocuklarımıza asla asitli içecek içirmesek hatta kolayı ağzına bile sürdürmesek (kolaya bayılan oğluma internette dolaşan böcekli kola fotosunu gösterdiğimden beri ağzına sürmüyor ) eve gazoz,portakallı içecek yerine en azından asitli içecek isteyen bünyeyi tatmin edici meyveli soda alsak, çok mecbur kalmadıkça hazır meyvesuyu bile almasak (okula beslenme amaçlı mecbur almak zorunda kalıyoruz ama en azından okula gitmeyen çocuklar için söylüyorum,okulda hazır meyve suyu içmek zorunda kalan çocuklar da bari evde hazır içmesinler) meyve suyunu kendimiz sıksak, katı meyve sıkacağı veya narenciye sıkacağı olmasa bile limonluk ile limon-portakal-mandalina sıkarak içecek ihtiyacını karşılayabiliriz.Ben vişne (kış mevsimi için yazdan alıp dondurucuya koyarım) kuru kayısı,elma,yenilmiş elmanın kabukları,kuru üzüm,kırmızı erik,limon,kuru erik ve benzeri pek çok meyveyi suda kaynatırım, çok olması,kilolarca olması hiç şart değil, sütlükte bir elma kabuğu veya üç erik  ya da beş tane kuru kayısı şeklinde olabilir.Bu şekilde üç-beş kuru veya yaş meyveyi iyice kaynatıp içinden meyvesini çıkarırsak (komposto görünümlü olanları çocuklar pek sevmiyor) hem katkısız hem lezzetli meyve suyu elde ederiz.Biz sevmeyiz diyen pek çok kişiye içirdiğimde bayıldılar,şekeri içeceği şişeye veya sürahiye aktarırken ekliyoruz.</p>
<p>&nbsp;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fsinsilatif.com%2Fyemeicmeli-yazi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sinsilatif.com/yemeicmeli-yazi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şiddet&#8217;le yazdım</title>
		<link>http://sinsilatif.com/siddetle-yazdim-2.html</link>
		<comments>http://sinsilatif.com/siddetle-yazdim-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Nov 2011 14:36:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nazokiraze</dc:creator>
				<category><![CDATA[çivisi çıkmış dünya işleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[dayak]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete hayır]]></category>
		<category><![CDATA[sopa]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sinsilatif.com/?p=855</guid>
		<description><![CDATA[Kadına şiddete hayır diye bugünlerde pek çok kişi sosyal medya platformlarında düşüncelerini dile getirdi,şiirler yazdı,yazılar döktürdü, bir çok kişi sokaklara döküldü,yürüdü kısacası hepimiz sesimizi duyurmaya çalıştık. Ancak ben hala rahatsızım ,kadına şiddete hayır diye sokaklara dökülen,yazılar yazan,bu konuyu en etkili şekilde dile getiren insanların kaçta kaçı hala şiddet görüyor veya şiddet uyguluyor.Eğer sağda solda insanların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2010/07/2359132682_532a0fedfd.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-514" title="2359132682_532a0fedfd" src="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2010/07/2359132682_532a0fedfd-201x300.jpg" alt="" width="201" height="300" /></a></p>
<p>Kadına şiddete hayır diye bugünlerde pek çok kişi sosyal medya platformlarında düşüncelerini dile getirdi,şiirler yazdı,yazılar döktürdü, bir çok kişi sokaklara döküldü,yürüdü kısacası hepimiz sesimizi duyurmaya çalıştık.</p>
<p>Ancak ben hala rahatsızım ,kadına şiddete hayır diye sokaklara dökülen,yazılar yazan,bu konuyu en etkili şekilde dile getiren insanların kaçta kaçı hala şiddet görüyor veya şiddet uyguluyor.Eğer sağda solda insanların tepkilerine,yazdıklarına,düşüncelerine  bakacak olursak bu ülke güllük gülistanlık kimse kimseyi dövmüyor,kimse kimseye tecavüz etmiyor , ne mutlu bir ülkeyiz dememiz gerekir.Kimse yerli dizileri izlemiyor ama raytingler zirvede,kimse şiddet uygulamıyor ama bilanço ortada,kimse tacizi,tecavüzü tasvip etmiyor ama ortalık pedofili veya tacizci haberlerinden geçilmiyor.Demem o ki  söylediklerimizle yaptıklarımız her zaman bir biriyle çelişiyor.</p>
<p>Bugün İslam dinine birden fazla kadın alma konusunda çamur atan kişiler gerçekte bunun şartlarını anlayıp dinlemeden uzun uzun laflar edebiliyorken evli olduğu halde kendisi ayda bir başka ilişki yaşamaktan çekinmiyor.O da bir nevi çok eşlilik değil de nedir.Metres söylemi diğer eş kelimesinden daha mı medeni anlam içeriyor.Zaten aldatmak ta manevi bir şiddet değil mi?Ayrıca her ne olursa olsun eşleri kendilerine Allah&#8217;ın emaneti olarak verilen erkeklerin eşlerine şiddet uygulaması kabul edilemez ama bunu kaç kişi can-ı gönülden kabul edip uygular.</p>
<p>Yine pek çok kişi İslam ülkelerinde yaşı küçük kızlarla ,yaşça büyük adamların yapılan evlilikleri eleştirirken (asla tasvip etmiyorum bu evlilikleri sadece tek bir yanlışı değil bütün yanlışlıkları görelim demek istiyorum) Zamanında Hollanda&#8217;da kurulan pedofili partisini veya çocuk pornoları çeken ülkeleri görmezden gelmemeliler.Yine utanç verici N.Ç davasından bahsetmiyorum bile çünkü içim yanıyor,içim kan ağlıyor.Şimdi o yaşta kızla birlikte olan kazık kadar adamlara baksanız kendi kızlarını nasıl da gözleri gibi korurlar.</p>
<p>Çoğumuz gençliğin verdiği heyecanla tam manasıyla olmasa da ufak tefek şiddet uygulamış ve maruz kalmışızdır, bunu hiç yaşamamış olanlar da vardır elbet ama yaşayanların daha fazla olduğuna eminim.Ancak yaşım ilerledikçe bu konuda çok daha fazla kararlı olmak gerektiğini düşünmeye başladım.Bir kadın kendisini sevdiğini söyleyen bir erkekten neden dayak yesin ki, neden gözleri morarsın, neden çocuklarının gözleri önünde yumruk,tekme yesin.Bırakın kadını bunu ne bir hayvan hakeder ne de bir insan.</p>
<p>Bu yaz tanıştığım ve sürekli eşinden dayak yiyen bir arkadaşım var,ama öyle böyle kızgınlık anında atılan bir tokattan bahsetmiyorum,eşinden piskopatça yediği yumruklardan,kafasında kırılan fotoğraf çerçevelerinden,yerlerde sürüklenirken dizlerinde oluşan morluklardan,kanayan kulaklardan, topak topak yolunan saçlardan bahsediyorum.Bir kavga anından bahsetmiyorum bakkala su almaya giden 40 yaşında bir kadının keyfe keder dayak yemesinden ve bu olayların ayda,yılda bir değil en az ayda 2 kere yaşanmasından, tüm bunlara şahit olmak zorunda bırakılan 5 yaşında bir çocuktan bahsediyorum.</p>
<p>Akıl vermek çok kolay ahkam kesmeye gelince polise git,şikayet et,evden kaç,karşı çık demeyi hepimiz biliyoruz.Polise gitse olacaklar belli adam bir süre sonra tekrar yanı başında hem de bu kez daha beter bir biçimde olacak.Evden kaçsa adam yıllardır abini,anneni,akrabalarını öldürürüm diye sündürmüş ne yapsın bilemiyor.Devlete sığınsa gün geçmiyor ki devlete sığınan bir kadının öldürülme hikayelerini okumayalım.Sadece işe yaramaz akıllar vererek vakit geçirmekten başka işe yaramıyoruz haa bir de bolca dua ediyorum.</p>
<p>Sadece fiziksel şiddet görmüyor bu arkadaşım sürekli eşi tarafından aldatılıyor ve bu yine ona eşi tarafından telefon mesajlarıyla falan rencide etme amaçlı itiraf ediliyor, bu arada 40 yaşında dediysem kadın son derece bakımlı,hoş,temiz ve hamarat bir kadın yani öyle kimbilir ne biçim kadın ki bunları hakediyor diyebileceğiniz bir kadın değil,kaldı ki hiç bir insan bunları hak etmez,eğer işine gelmiyorsa boşarsın gider.Fiziksel şiddet ve aldatılma dışında sürekli küfüre maruz kaldığını zaten beş yaşındaki evladının annesine &#8216;kahpe&#8217; demesinden anlıyoruz,olayın ciddiyetini yine o küçücük yavrunun sürekli &#8216;babam inşallah ölsün&#8217; diye Allah&#8217;a yalvarmasından da anlayabiliyoruz.Yapacak hiç bir şey yok aynı apartmanda oturan komşuları çığlıkları duymazlıktan geliyor, sesler duyulmayacak gibi değilmiş hatta dayak esnasında kendini camdan atmaya çalışan bu kadını da görmemeleri mümkün değil.En son dayak esnasında komşuların şikayeti üzerine apartman önüne kadar gidip gelen güvenlik görevlilerine ne demeli, onu yapana kadar polisi aramak aklınıza mı gelmedi.</p>
<p>İşin özü yalnız ülkemizde değil dünyada kadın olmak zor her türlü şiddet gören yine kadınlar dayak yiyen,tecavüze uğrayan,sokaklara atılan,fuhuşa zorlanan hep kadınlar.Yine her türlü mağduriyet bizim sayın seyirciler,vay anasını satayım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son olarak istersek sadece Taksim&#8217;de değil tüm İstanbul&#8217;da yürüyelim,Twitter&#8217;da değil tüm sitelerde yazalım,sadece bugün değil her gün tv&#8217;de program yapalım yüreğinde merhamet,gerçek sevgi,ahlak kırıntısı dahi olmayan adamların hiç biri bugün birileri yürümüş ben kadınıma el kaldırmayayım demeyecek hatta daha da kötüsü çoğu kadın yine bir yerlerde usulca şiddet görmeye devam ederek, kocamdır,erkeğimdir döver de, söver de demeye devam edecek.Bu dünyada şiddet uygulayan erkekler kadar gördüğü şiddeti açıklamaktan çekinen,utanan,korkan kadınlar üzüyor beni.</p>
<p>En çok kadınlar yaptırımcı olmalı, devlet ne kadar ağır ceza verirse versin kadın kocamdır yapar, yaşı ilerlesin olgunlaşır,bu saatten sonra nereye giderim,nasıl geçinirim zihniyetinde olukça pek bir şey düzelmez.</p>
<p>Kadınlar sürekli affetmeniz gerekmiyor,insan sevdiği insana kıyamaz,kıymamalı.Bir kaç sene öncesine kadar ben de sürekli affedebilecek kişilikte iken artık bu saatten sonra şiddet görsem asla katlanmayacağımı farkettim.Çocuklarınız için katlanın ne olacak çocuklar bir süre sonra büyüyüp evlenerek sizi yalnız bırakacak, yıllarca yediğiniz sopa yanınıza kar kalacak.Hiç bir şey için geç değil bence.</p>
<p>Ve  sevgili devlet, eşine dayak atan adamı bir kaç yıl hapiste tutarsan,eşi şikayetçi olmasa bile kamu davasından yatırırsan,kadına şiddetten dolayı verilen cezalarda indirime gitmezsen,polisler gece can havliyle kendilerine sığınmış kadınları kocasıyla barıştırmaya kalkmazsa,kadın sığınma evlerine sığınan kadınlar çok daha iyi şartlarda korunursa hatta  durumu çok daha vahim olan insanlara başka ülkelerde bile yaşama ortamı sağlanırsa belki hayat çok daha güzel olur.</p>
<p>Adamların kadınlara neden şiddet uyguladıklarına akıl sır erdiremiyor olsam da kadınların bunu neden sineye çektikleri belli.Eş,dost ne der korkusu, ailesine geri dönmekten çekinme,şikayet ettiğinde adamın daha fazlasını yapacağından korkma, ayrılırsa nereye gidip nasıl geçineceğini için kaygılanma,çocuklarını düşünme,gidecek yer olmaması vs vs vs. Bunların arasında sevdiği için katlanmak inanınki son sıralarda bence.</p>
<p>Atalarımızın sözlerini hep saygıyla anar,büyükler bilmiş söylemiş falan deriz &#8216;kadının karnından sıpayı,sırtından sopayı eksik etmeyeceksin&#8217; diyen atanın ben taaaa&#8230;..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fsinsilatif.com%2Fsiddetle-yazdim-2.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sinsilatif.com/siddetle-yazdim-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergen Dedikodusu</title>
		<link>http://sinsilatif.com/ergen-dedikodusu.html</link>
		<comments>http://sinsilatif.com/ergen-dedikodusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Oct 2011 12:07:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nazokiraze</dc:creator>
				<category><![CDATA[çivisi çıkmış dünya işleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sinsilatif.com/?p=838</guid>
		<description><![CDATA[Evet hala bilmem kaçıncı anne-ergen savaşı içerisindeyiz.Şimdi çıkıp dersiniz ki aman anlayışlı olun, arkadaşça yaklaşın,üzerine çok gitmeyin bla bla bla. Nerden biliyorsunuz öyle davranmadığımı ,bakalım o benim anlayışımı ne yönde algılıyor o da ayrı muamma Uzun araştırmalarım sonucunda yaptığım tespite göre ergenlik çağına ayak basmış bir insana ne yapsanız yaranamazsınız.Hoşgörü ve şefkatin bu canlı türü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2010/11/2343263621_7cd1eb3735.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-474" title="2343263621_7cd1eb3735.jpg" src="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2010/11/2343263621_7cd1eb3735-300x201.jpg" alt="" width="300" height="201" /></a></p>
<p>Evet hala bilmem kaçıncı anne-ergen savaşı içerisindeyiz.<span id="more-838"></span>Şimdi çıkıp dersiniz ki aman anlayışlı olun, arkadaşça yaklaşın,üzerine çok gitmeyin bla bla bla. Nerden biliyorsunuz öyle davranmadığımı ,bakalım o benim anlayışımı ne yönde algılıyor o da ayrı muamma</p>
<p>Uzun araştırmalarım sonucunda yaptığım tespite göre ergenlik çağına ayak basmış bir insana ne yapsanız yaranamazsınız.Hoşgörü ve şefkatin bu canlı türü üzerinde hiç bir etkisi yok.Ne kadar sevgiyle yaklaşırsanız yaklaşın ille itilip kakılırsınız.Bu tespiti örneklerle açıklamak gerekirse, odasını asla toplamayan kızıma bir kere de odanı topla,eşşek kadar oldun dememiş olduğumdan ötürü, o internette arkadaşlarıyla geyik yaparken , ben yatağın altında biriken bir kaç çift çorabı alıp kirli sepetine atmak için odaya girdiğimde &#8216;sen hep tepemde dikiliyorsun, gir çık kafam karışıyor&#8217; benzeri cümlelerle karşılaşmış olmamı gösterebilirim.</p>
<p>Benim aklıma 13-15 yaş arasındaki halim geldi.Annem yurt dışında olduğu için ben teyzemde kalırdım ve teyzemin benden 1 yaş büyük ve 7 yaş büyük kızları vardı.Bulaşık yıkamak biz iki ergenin işiydi.O bulaşıkları yıkamadan kapının önüne bile çıkmamız yasaktı.Gel gör ki teyzemin kızı hep yıkama işine girer, bana durulatırdı.Sonradan anladım ki, durulama işi musluktan buz gibi akan suyla yapıldığı için , hanımefendi kendisi sıcacık suda yıkar bana durulatırdı.O yaşta ellerimi nine eline çevirmeyi başarmıştı.Yine de biz hiç şikayet etmezdik, umudumuz vardı.Bu bulaşıklar bitecek ve biz sokağa, gezmeye falan gidebilecektik, o yüzden mutluyduk.</p>
<p>Şimdi bilgisayarların, cep telefonlarının, fotoğraf makinelerinin,saç düzleştiricilerin arasına sıkışmış, Bluetooth, msn,Facebook dışında iletişime geçemeyen.Hayatlarını okul dışında, pc başında oyalanmak ve fotoğraf çekmekle geçiren ilerini genç adaylarına gösterdiğimiz anlayışla sanırım Nobel Barış Ödülü&#8217;ne aday gösterilebiliz.Bizim zamanımızın büyüklerinin en büyük anlayışı akşam karanlığında aşağıdaki bakkala kola almaya göndermekti desem abartmış olmam.</p>
<p>&nbsp;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fsinsilatif.com%2Fergen-dedikodusu.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sinsilatif.com/ergen-dedikodusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depozitolu yazı</title>
		<link>http://sinsilatif.com/828.html</link>
		<comments>http://sinsilatif.com/828.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 08:58:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nazokiraze</dc:creator>
				<category><![CDATA[çivisi çıkmış dünya işleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sinsilatif.com/?p=828</guid>
		<description><![CDATA[Kolanın,sütün hatta damacana suların cam şişede olduğu zamanların çocuğuyum ben,bu yüzden çocukluğum ve ergenliğim sürekli depozitolu şişelerle geçti.Bazen  kuzenimle yolda bile bulunan ufak kola şişelerini evdekilerle birleştirip satar gider lahmacun yer, bazen daha büyük harcamalar yapabilelim diye uzun zaman biriktirirdik. O kadar fazla içecek çeşidi hatırlamıyorum ben,bizim zamanımızda limonata plastik şişede değil lokanta veya büfelerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_830" class="wp-caption alignnone" style="width: 310px"><a href="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2011/08/pepsi.jpg"><img class="size-medium wp-image-830" title="pepsi" src="http://sinsilatif.com/wp-content/uploads/2011/08/pepsi-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><p class="wp-caption-text">Aile boyu Pepsi</p></div>
<p><em><span style="color: #ff0000;">Kolanın,sütün hatta damacana suların cam şişede olduğu zamanların çocuğuyum ben,bu yüzden çocukluğum <span id="more-828"></span>ve ergenliğim sürekli depozitolu şişelerle geçti.Bazen  kuzenimle yolda bile bulunan ufak kola şişelerini evdekilerle birleştirip satar gider lahmacun yer, bazen daha büyük harcamalar yapabilelim diye uzun zaman biriktirirdik.</span></em></p>
<p><em><span style="color: #ff0000;">O kadar fazla içecek çeşidi hatırlamıyorum ben,bizim zamanımızda limonata plastik şişede değil lokanta veya büfelerde bardakta satılırdı, çaylı maylı içecekler zaten yoktu hep kola ile idare ederdik.</span></em></p>
<p><em><span style="color: #ff0000;">Kola bizim çocukluğumuzun fastfood kültüründe cam şişesiyle vazgeçilmezdi,fastfood dediğim şey hamburger-patates-kola türü şey değildi zaten.Evet ara sıra Taksim&#8217;e veya Galleria&#8217;ya gittiğimizde bizde yerdik öyle menüleri falan ama bu kadar yakınımızda ve bu kadar yaygın değildi.Bizim fastfood menümüz  bakkalların önünde ,şişe kasaları üzerindeki konforla yediğimiz salam ekmek-kola,kaşar ekmek-kola (biraz daha paramız fazlaysa) kavurma ekmek-kola &#8230;vs türü şeylerdi.O ekmeğin arasına ne girerse girsin yanında can şişede kola olurdu nasıl hamamda cam şişe gazoz vazgeçilmezse bu da öyleydi.</span></em></p>
<p><em><span style="color: #ff0000;">Yemek saati bakkala sarkıtılan sepetlerde de litrelik cam şişeler vardı,boşu gider dolusu gelirdi,depozitoluydu,şişe çok kıymetliydi.O yüzden mutfağın baş köşesinde durur,kırılmamasına özen gösterilirdi.Adı da güzeldi:Aile boyu</span></em></p>
<p><em><span style="color: #ff0000;">Düşündüm de o bir de sokakta kavga eden gençler için en etkili ve el altındaki silahtı o depozitolu şişeler.Ben bol kavgalı aksiyonlu bir yer olan Kurtuluş&#8217;ta büyüdüğüm için pek çok kez şahit olmuşumdur iki tarafın da hemen bakkal önündeki kasalara yaklaşıp,boş şişeleri kaptığını.Tabi o zaman hiperli,hüperli marketler bu denli yaygınlaşmadığından her sokağa 2 bazen 3 bakkalın düştüğü oluyordu.(Haa bir de bakkaliyeler vardı,genelde isimleri nedense Kanaat Bakkaliyesi olurdu,temek gıda ihtiyaçları dışında yüzlerce çeşit adı duyulmamış çikolata,ucuz şeker,ne olduğu bellisiz gofret,torpil,kızkaçıran,çatapat,leblebi tozu satarlardı)</span></em></p>
<p><em><span style="color: #ff0000;">Şimdi çok klişe cümleler kuran bir kadın olacağım hatta hem yaşlı hem klişe.İşte beklenen cümle ama gerçekten doğru:Nerede o eski Ramazanlar.</span></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fsinsilatif.com%2F828.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sinsilatif.com/828.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

